A+ R A-

Türkiye'de Buzulların Oluşturduğu Yer Şekilleri

TÜRKİYE'DE BUZULLARIN OLUŞTURDUĞU YER ŞEKİLLERİ

Bugün içinde bulunduğumuz son jeolojik devi olan Dördüncü Zaman (Kuaterner)ın ilk yansır oluşturan Buzul Çağı (Pleistosen)nda iklimin gü nümüze oranla daha soğumasına veya ısınması na bağlı olarak iklim değişiklikleri oluşmuştur. Bu bakımdan dört büyük buzul devri, dörtte buzul arası devri yaşanmıştır. Buzul devrinde, yeryüzünde sıcaklığın genelde azalmasına dayanarak örneğin Avrupa'da Alp dağlarının eteklerine kadar düzlük sahalar ve dağlar buzullarla kaplanmış; deniz ve okyanusların seviyesi ise birkaç metre alçal-mıştır. Buzul arası devrelerde ise buzullar erimiş okyanus ve denizlerin seviyesi yeniden günümüzdeki seviyelerine göre birkaç metre yükselmiştir. İklimde oluşan bu değişimlerden ülkemizde etkilendiği gibi özellikle Buzul Çağı (Pleistosen)nın dördüncü ve son buzul döneminde (Würm) ülkemizdeki yüksek dağlar buzullarla kaplanmıştır.

Buzullar, yüksek dağları ve kutup bölgelerini şekillendiren başlıca dış etkenlerdir. Bu alanlarda yağışlar kar şeklinde olur. Ancak sıcaklık çok düşük olduğundan yağan karlar, kısmen eriyemeden üst üste yığılır. Yıl boyunca ortadan kalkmayan bu karlara toktağan ya da sürekli karlar denir. Bunların başladığı yere ise sürekli kar sınırı adı verilir. Bu sınırın yüksekliği sıcaklık ve kar yağışı değerlerine bağlı olarak değişir. Bu sınır, örneğin tropikal kuşak dağları üzerinde 5000-6000 m arasından geçerken, Kuzey Kutup Bölgesi'nde 500 m, Güney Kutup Bölgesi'nde ise 0 m yani deniz seviyesinden başlar. Türkiye'de sürekli kar sınırı, batıdaki dağlar üzerinde 2200-2400 m'lerden başlar. Bu seviye karasallığa bağlı olarak ülkemizin doğusuna ve iç kısmına gidildikçe yükselmektedir. Karadeniz Bölgesi'ndeki kıyı dağları üzerinde 2500 m, İç Anadolu'da 3500 m, Doğu Anadolu'da 4000 m'lerden geçer. Türkiye'de buzullara bugün ancak sürekli kar sınırını geçen bazı dağlar üzerinde rastlanır. Türkiye'de buzulların bulunduğu dağlar şunlardır: Güneydoğu Toroslar'ın Hakkâri dağlık kütlesi üzerindeki Buzul (Cilo) Dağ, Orta Toros-lar'da Aladağ ve Bolkar Dağları, Doğu Karadeniz Dağları'ndan Kaçkar, Üçdoruk (Verçenik) Dağı, Orta Anadolu'da Erciyes Dağı, Doğu Anadolu'da Süphan Dağı ve Büyük Ağrı Dağı'dır. Bu dağlarımızın özellikle kuzey yüzlerinde buzullar çeşitli tiplerde bulunur. Büyük Ağrı üzerinde zirveyi takke şeklinde kaplayan bir örtü buzulu vardır. Bu buzuldan aşağıya doğru yaklaşık 10 buzul dili sarkar. Hakkâri Dağlık yöresinde Buzul (Cilo) Dağı üzerinde birkaç vadi buzulu ile birçok sirk buzulu bulunur. Aladağlar, Bolkar, Erciyes ve Süphan buzulları küçük sirk buzulları şeklindedirler.

Dördüncü Zamanın ilk devresi olan buzul çağında Türkiye'de buzullar bugünkünden çok daha geniş sahalar kaplamışlardı. Hatta yüksek dağ alanlarında yer alan vadilerde çeşitli uzunlukta vadi buzulları oluşmuştu. Bugün o devirden kalma buzullaşma izlerini ülkemizin birçok dağında görmek mümkündür. Bu izlere Batı, Orta ve Güneydoğu Toroslarda, Göller Yöresi'nde Davras, Barla, Dedegöl ve Sultan Dağlarında, tüm Karadeniz Dağları'nda, Doğu Anadolu'da Mercan Dağları, Keşiş Dağı, Mescit Dağı, Yalnızçam Dağı, Bingöl Dağı, Marmara Bölgesi'nde Uludağ'da rastlanır. Bu izlerin bir kısmı buzul aşındırma şekilleri (sirkler, sirk gölleri, hörgüç kayalar, piramidal zirveler ve U şekilli vadiler), bir kısmı ise buzul biriktirme şekilleri (farklı buzul taşlardan oluşan moren setleredir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu Yenile